Günlük hayatın doktoru... Sağlık, Eğitim, Günlük yaşam, Eğlence konularını içeren kişisel blog.
12 Temmuz 2013 Cuma
Eski Kitap Kokusu Başkadır
Bazı kitap kurtları, tozlu sahaf raflarından buldukları nadir kitapları, parlak ciltli yeni basılmış renkli renkli kitaplardan daha çok sever. Her şeyden önce eski kitapların bir hikayesi vardır değil mi? Kimbilir bizden önce kaç kişi okumuştur.. kimbilir kaç hüzün dolu gecenin hatırası gözyaşı damlaları, belki karamsar bir ergen çocuğunun başarısız intihar girişiminin soluk sayfalarda bıraktığı küçük kan damlaları. bir başkası kısa kısa notlar almış. "Seni çok sevdim" diyor kitapta baş kahraman, orta yaşını geçkin bir kadın "yalancısın sadece" diye not düşmüş, harfleri silik.. Eski kitaplar, hikayeleriyle, şahit oldukları hayat kesiteriyle farklı zenginliklerdir. Eski kitap kokusuna alışanlar için cafcaflı kitaplar, renkli kapaklar cazip değildir. Kitap dostu bilir ki, kitabın gizi kapakta değil, satır aralarındadır..
7 Temmuz 2013 Pazar
En Etkili 5 Kültür Blogu
Başarılı bir blog yazarının en önemli özelliği sorulsa şüphesiz herkes "iyi bir blog okuyucusu olmak" der. Gerçekten de sıkı bir blog takipçisi olmak çok önemli. Bu hem yeni konulara kapı açıyor hem de tasarıma ve geleceğe dair konularda daha farklı düşünmeye imkan veriyor. Dodonunyeri, bir kültür ve medya blogu olarak aşağıdaki 5 blogu takip etmenizi tavsiye ediyor. Bakalım ne olacak..
1. Huffington Post

2.Laughing Squid

3.Boing Boing

4.Neatorama

5.Metafilter

1. Huffington Post

2.Laughing Squid

3.Boing Boing

4.Neatorama

5.Metafilter

Bahadır Yenişehirlioğlu: Sıradışı Bir Yazar Portresi
Bahadır Yenişehirlioğlu ismi, yakın bir zamana kadar sınırlı sayıda edebiyat sever için aşina olsa da pek bilinmiyordu. "Beyaz Usta Siyah Çırak" eseri, okuyanlar için bir dönüm noktası olmanın yanında, müellifinin daha geniş kitlelere ulaşması için önemli bir şans oldu.
Daha sonra Yenişehirlioğlu'nu çeşitli tv programlarından takip etme şansımız oldu. Beyaz Usta Siyah Çırak isimli eseri, kütüphanemin baş köşesinde hak ettiği yeri aldı. Kişisel kanaatim, Yenişehirlioğlu bundan sonra yazacağı tüm kitaplarda bu çıtayı zorlamaya çalışacak. Galiba fazla iddialı bir cümle oldu fakat kitabı baştan sona okuduğunuzda bazı cümlelerde "bundan daha iyisi yazılamazdı herhalde" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Yine de önümüzdeki yıllarda kendisinden daha çok kitap okuyacağız.
Bahadır Yenişehirlioğlu henüz 51 yaşında ve bir yazar için belki de en verimli çağını yaşıyor. Dokuz Eylül Hukuk mezunu yazar, serbest avukatlık mesleği yanında iktidar partisinden 1995 ve 2007de aday oldu. Kitaplarını okuduktan sonra "iyi ki seçilmemiş" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Bakalım ne olacak, takipteyiz.
Daha sonra Yenişehirlioğlu'nu çeşitli tv programlarından takip etme şansımız oldu. Beyaz Usta Siyah Çırak isimli eseri, kütüphanemin baş köşesinde hak ettiği yeri aldı. Kişisel kanaatim, Yenişehirlioğlu bundan sonra yazacağı tüm kitaplarda bu çıtayı zorlamaya çalışacak. Galiba fazla iddialı bir cümle oldu fakat kitabı baştan sona okuduğunuzda bazı cümlelerde "bundan daha iyisi yazılamazdı herhalde" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Yine de önümüzdeki yıllarda kendisinden daha çok kitap okuyacağız.
Bahadır Yenişehirlioğlu henüz 51 yaşında ve bir yazar için belki de en verimli çağını yaşıyor. Dokuz Eylül Hukuk mezunu yazar, serbest avukatlık mesleği yanında iktidar partisinden 1995 ve 2007de aday oldu. Kitaplarını okuduktan sonra "iyi ki seçilmemiş" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Bakalım ne olacak, takipteyiz.
Üniversitede Kısa Film Çekmek
Kısa film, Türkiyede, genellikle üniversite öğrencilerinin itibar ettiği bir uğraş. Amatör sinemacılıkla acemi sinemacılık aynı şey değil. Birçok başarılı yönetmen, üniversite yıllarında kısıtlı bütçelerle çektikleri filmlerden sonra şöhrete kavuştu. Elbette kısa filmi bir geçiş basamağı olarak görmek bir ölçüde yanlış. Fakat üniversiteden sonra bir şeyler katmak da önemli.
Bu konuda bazı üniversitelerin film merkezlerini sayabiliriz. Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi bunlardan biri.
Bu konuda bazı üniversitelerin film merkezlerini sayabiliriz. Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi bunlardan biri.
Aydın Şivesi
Aydın ve havalisinde,ki buna Ege'nin bir kısmı daha dahil edilebilir,dilde kolay söyleyiş hemen göze çarpıyor.Bu yüzden r veya ğ gibi harfler okunmuyor,ya da üstünden geçilerek ahenk sağlanıyor.Coğrafyası itibariyle etkilenebileceği bir yabancı dil yok.En azından ilk bakışta fark edilmiyor.
İşte bir kaç not:
1)"Pek" kelimesinin orjinali "bek"tir(sağlam,sıkı).Türkiye'nin genelindeki kullanımın aksine Ege havalisi "bek" der.
2)"Evtekli":Huzursuz kelimesi daha önce karşılaşmadığımız türde.Bilhassa Batı Karadeniz'de kullanılıyor olabileceğini tahmin ediyoruz.
3)2. veya 3.lar e'ye dönüşebiliyor.
A'kadeş(arkadaş) Arıdan(aradan) Bene(Bana) Sonreedi(Sonraydı) Nolcek(Nolacak)
4)Ahengi bozmamak adına bazı harfler atlanıyor.
Ne'deyse Gelcen mi Ne'desiniz Tembe'le Sa'maya
5)Türkçe kurallarına göre türetilmiş bazı kelimeler:
Beslengi(Besleme) Yürüyego(Yürümeye başla) Yüklük Çanaklık
6)Özgün kelimelerden bazıları:
Evtekli:huzursuz
Kıstırma:Gözleme
Yüklük:Yatak yorgan dolabı
Çanaklık:Tabak dolabı
Koruk:Olmamış üzüm
Tahtacı:Alevi
Irasın:Uzaklaşsın
Ecinazlık:Şakacılık
Bürgü:Başörtüsü
Sındı:Makas
Etiketler:
aydın ağzı,
aydın şivesi,
buharkent,
buharkent ağzı,
bürgü,
evtekli,
kıstırma,
koruk,
sındı,
tahtacı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)