13 Temmuz 2013 Cumartesi

Nedir bu Bıldırcın Yumurtası?

Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi hayranlık uyandıran bir işe imza atıyor. Yaklaşık 300 bıldırcının yetiştirildiği üniversiteye bağlı merkezde üretilen bıldırcın yumurtaları çok sayıda insanın derdine çare oluyor.
Peki nedir bu bıldırcın yumurtası?




Bıldırcın yumurtasının iyi geldiği rahatsızlıklardan bazıları: öksürük, astım, bronşit, nefes problemleri.

Ayrıca mide ve karaciğer kaynaklı hastalıklarda olumlu etki yaptığı biliniyor.

Ameliyat sonrası kansızlık problemi yaşayan hastalarda da pozitif sonuçlar vermekte

Solunum yollarında meydana gelen rahatsızlıklara iyi geldiği ispatlandıktan sonra, ülkemizde bıldırcın yumurtası üretimi hızla arttı. Günümüzde bıldırcın yumurtası birçok markette bulunabiliyor. Haliyle temini eskisi kadar zor değil. Bununla beraber maliyeti itibariyle ortalama vatandaşın düzenli kullanması için pek uygun olmadığı da bir gerçek. Yine de, genel olarak solunum yolları rahatsızlıklarında tam bir şifa kaynağı olduğunu unutmamak gerek.

Vitamin Deposu Karalahana ve Faydaları

Karadeniz sofralarının vazgeçilmezidir. Herhangi bir karadeniz gezisinde köylerdeki bahçelerde çok sık görürsünüz bu şifa kaynağını. Karadeniz mutfağında önemli bir yer tutan karalahana tam bir vitamin deposu

Faydaları saymakla bitmiyor:



Karadenizde sarmısakla ve Akdenizde lahana dolması şeklinde servis yapılır. Canlı rengiyle sofraya farklılık katan karalahana bazı yörelerde kelem adıyla anılır.

Karalahana turşusu, tadanlar için vazgeçilmezler arasına kolayca girecektir. Bunun için "kelem" ve bir bidon yeterli. Elbette büyükşehirlerde bu tür tatlara ulaşmak biraz zor. Ancak karalahana turşusu, hem görüntüsü hem tadıyla mükemmel.

Bir takviye besin olarak karalahana, birçok diyet listelerinde yer alır çünkü hem kalorisi düşüktür hem de tok tutar.

Hala denemeyenleriniz varsa, yolunuzun Karadenize düşmesini beklemeyin deriz.

Sarımsağın Faydaları

Sarımsak, düzenli tüketildiğinde birçok hastalığı önlemeye yardım edebiliyor. Aynı zamanda doğal bir antioksidan kaynağı. Ama faydaları saymakla bitmiyor:







İçerdiği anti-inflamatuar sayesinde sedef hastalığına iyi geldiği biliniyor. Sedef hastalığı tedavisinde sarımsak yağı yardımcı olarak kullanılabiliyor.

İçeriğindeki antioksidan, ciltte oluşabilecek sivilce ve akneleri önlediği gibi yine bunların tedavisinde de etkin rol oynuyor. Sarımsağı çiğ halde cildinize sürerek sivilce tedavisinde kulanabilirsiniz.




Dilimleyerek veya ezerek sarımsağı saç sorunlarında kullanabilirsiniz. Saç köklerini güçlendirmeye yardımcı olduğu gibi saç dökülmesini önlemeye de yardımcıdır.

Bununla beraber, bilimsel açıdan ispatlanmamasına rağmen (ki bu konuda yeterli sayıda araştırma henüz yapılmamış durumda) sarımsağın sivrisinek ve böceklere karşı etkin bir koruyucu olduğu biliniyor. Yaz aylarının gelmesiyle kabus haline gelen sivrisineklere karşı sarımsak yağını sıvı sabunla karıştırarak önlem alabilirsiniz.

12 Temmuz 2013 Cuma

SBS'de Puanlar Düşer mi?

Seviye Belirleme Sınav Sonuçları açıklandı. Birçok aday beklediğinin biraz altında puan aldı. Görüştüğümüz çok sayıda arkadaşımız fen ve sosyal bilgilerde beklediklerinden daha çok yanlış çıktığını söyledi

Aklımızdan çıkarmamamız gerekir ki, yerleştirmeler puana göre değil, sıralamaya göre yapılıyor. Yani puandan ziyade sıralama sonuçlarınıza dikkat edin, geçen yılların verilerinden istediğiniz okulun sıralamasını karşılaştırabilirsiniz.

Puanlar düşer mi? Bu kadar çok sayıda öğrenci puanlarının düşük geldiğinden şikayet ediyorsa, bu puanların düşebileceğinin sinyali demektir. Ama tekrar söylemek gerek, önemli olan puandan ziyade sıralamadır ve bu verileri dikkate almanız daha doğru sonuçlara ulaşabilmek için önemli.

Birey Olmak mı Yalnız Kalmak mı?

"Kapitalist modernlik, entelektüel düzeyde bir birey övgüsü, hatta  kültü geliştirmiştir" diyor Süleyman Seyfi Öğün. Gerçekten de kapitalist dünyanın tüm araçlarıyla donatılan/kuşatılan yaşamamızda bariz bir birey kültüne rastlıyoruz. Reklamlar, diziler, üniversite hayatı hep aynı kültü empoze ediyor. İnsan, bireyselleşme girdabına giriyor.
"...önce üretim disiplininde sonra da tüketim lümpenliğinde birey, en fazla örselenen değerdir." Daha fazla üretime zorlanan birey, aynı zamanda insani sınırları zorlayacak şekilde kendinin veya başkasının ürettiğini tüketmeye mecbur ediliyor. Hayatımızın her alanı bunun örnekleriyle dolu.
Kısacası birey olmak, aslında hem üretime hem tüketime hazır en küçük ve en kolay yönetilebilir birim. Tüketim yarışında bireysellik yoktur. Bireyler, "tüketim cemaatleri"nin "bireyleri"dir ancak. Bu da, sözde özhür olmak, "bireyselleşmek", gerçekte ise yalnızlığa sürüklenmek demektir.