Kitap okumanın faydalarından önceki yazımızda bahsetmiştik. Kütüphaneler de kitap kurtlarının huzur ve mutluluk duydukları yerlerdir. Bir nevi kurtarılmış bölge diyelim. Burada dünyanın bitip tükenmez dertlerinden tasalarından kaygılarından felaketlerinden sıyrılıp kitabın dünyasına geçiş yaparsınız. Kitaplarda dert tasa yok mu? Var. Fakat dünyanınkiler kadar yıpratıcı değildir. Zira burada izleyicisinizdir. Ders çıkarıp gerçek hayatta ona göre davranma şansınız her zaman mevcuttur.
Günlük hayatın doktoru... Sağlık, Eğitim, Günlük yaşam, Eğlence konularını içeren kişisel blog.
19 Temmuz 2013 Cuma
Kütüphanede Sabahlamak
Çoğu kitap kurdunun hayalidir kütüphanede sabahlamak. Kitap kurdu seviyesinde olmasam da ben de çok zaman hayalini kurmuşumdur bunun. Bir keresinde mutlaka denemek de istiyorum.
Kitap Okumanın Faydaları saymakla bitmez
Kütüphaneler, çoğu kitap kurdunun mutluluğu ve huzuru yakaladığı yerler. İlla devasa bir devlet kütüphanesi gelmesin aklınıza, evinizde belki bir iki raftan müteşekkil şirin "kütüphaneniz" de bu söylediğime dahildir. Hatta en çok da onlardan bahsediyorum.

Kitaplar, en zor zamanlarımızda da, en mutlu anlarımızda da sorgusuz sualsiz ve en önemlisi karşılıksız yanımızdadır. Bir romanı açınca aslında başka bir dünyanın kapılarını açmış olur ve başka insanların perspektifinden hayatı algılamaya çalışırız. Böylece zihnimizi bir süre dinlendirdiğimiz gibi "kendimizi başkasının yerine koyarak" yani empati yaparak, kişiliğimizi de güçlendiririz. Hal böyleyken kitap okumak, hem geliştirici hem düşündürücü hem de dinlendirici..

Kitaplar, en zor zamanlarımızda da, en mutlu anlarımızda da sorgusuz sualsiz ve en önemlisi karşılıksız yanımızdadır. Bir romanı açınca aslında başka bir dünyanın kapılarını açmış olur ve başka insanların perspektifinden hayatı algılamaya çalışırız. Böylece zihnimizi bir süre dinlendirdiğimiz gibi "kendimizi başkasının yerine koyarak" yani empati yaparak, kişiliğimizi de güçlendiririz. Hal böyleyken kitap okumak, hem geliştirici hem düşündürücü hem de dinlendirici..
15 Temmuz 2013 Pazartesi
İdrar Yolu Enfeksiyonu ve Belirtileri
İdrar yolu enfeksiyonu kadınlarda daha sık görülüyor. Yine şeker hastaları büyük risk taşıyor.
En sık görülen belirtilerden biri idrarda kan görmek. Böyle bir belirtiyle, az da olsa, karşılaşıyorsanız mutlaka doktorunuza başvurun. İdrarda kan görmek başka hastalıkların da belirtisi olabilir.
Tuvalete sık gitme ihtiyacı da bir başka belirtisi. Soğuk algınlığı sonucu görülen "sık gitme" daha ciddi bir rahatsızlık olarak idrar yolu enfeksiyonunun habercisi olabilir.
Bu rahatsızlıktan korunmak için öncelikle temizliğe gereken önemi vermek gerekir.
Antibiyotik tedavisi uygun görüldüğünde olumlu sonuçlar verir. Eğer antibiyotik cevap vermiyorsa enfeksiyon şüphesi artar.
Belirtilerden biri veya birkaçını gördüğünüzde mutlaka doktorunuza başvurun.
En sık görülen belirtilerden biri idrarda kan görmek. Böyle bir belirtiyle, az da olsa, karşılaşıyorsanız mutlaka doktorunuza başvurun. İdrarda kan görmek başka hastalıkların da belirtisi olabilir.
Tuvalete sık gitme ihtiyacı da bir başka belirtisi. Soğuk algınlığı sonucu görülen "sık gitme" daha ciddi bir rahatsızlık olarak idrar yolu enfeksiyonunun habercisi olabilir.
Bu rahatsızlıktan korunmak için öncelikle temizliğe gereken önemi vermek gerekir.
Antibiyotik tedavisi uygun görüldüğünde olumlu sonuçlar verir. Eğer antibiyotik cevap vermiyorsa enfeksiyon şüphesi artar.
Belirtilerden biri veya birkaçını gördüğünüzde mutlaka doktorunuza başvurun.
Klimanın Zararları ve Lejyoner Hastalığı
Yaz geldiğinde vazgeçilmezlerimiz arasına giren klima aslında birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Sıcakların başlamasıyla çok sık kullanmaya başladığımız klima, lejyoner hastalığına sebebiyet veren bakteriler için bulunmaz bir ortam hazırlıyor.
Karın ağrısı, baş dönmesi, bulantı, öksürük gibi rahatsızlıklara yol açan klima, daha birçok riski beraberinde getirebiliyor. Burun tıkanıklığı ve nezle de bunlardan ikisi.
Ayrıca çalışmaya bir süre ara veren klimalar daha tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Evlerde veya işyerlerinde, örneğin, belli günlerde çalışıp belli günlerde çalışmayan klimalar daha zararlı olabiliyor.
Klimanın zararlı etkilerinden korunmak için daha bilinçli kullanmalı ve uzun süre maruz kalmamaya dikkat etmeliyiz. Bununla beraber ev veya işyerlerimizdeki klimaların düzenli bakımlarının yapılması da hayati önem arz ediyor.
Karın ağrısı, baş dönmesi, bulantı, öksürük gibi rahatsızlıklara yol açan klima, daha birçok riski beraberinde getirebiliyor. Burun tıkanıklığı ve nezle de bunlardan ikisi.
Ayrıca çalışmaya bir süre ara veren klimalar daha tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Evlerde veya işyerlerinde, örneğin, belli günlerde çalışıp belli günlerde çalışmayan klimalar daha zararlı olabiliyor.
Klimanın zararlı etkilerinden korunmak için daha bilinçli kullanmalı ve uzun süre maruz kalmamaya dikkat etmeliyiz. Bununla beraber ev veya işyerlerimizdeki klimaların düzenli bakımlarının yapılması da hayati önem arz ediyor.
Erkeklerin Gizli Kalmış Sırları!
1. Kadınlara ve kadınlığa atfedilmeye alışılmış meselelere gizliden gizliye ilgi duyarlar. Onları bir moda dergisi karıştırırken görürseniz şaşırmayın. Tabi gördüğünüzü farketmemesi daha iyi olacaktır.
2. Sosyal medyada gözle görülür bir "erkek egemenliği" var. Ama bunu kabaca sayıya bağlamak mümkün değil. Yani erkek egemen toplumun hakim üslubu sanal aleme de ister istemez yansıyor. Erkekler bu durumdan fazlasıyla hoşnut. Gerçek hayattan sonra sanal alemin de onların egemenliğine girmesi hayranlık verici.
3. Birini arkadan çekiştirmek konusunda erkeklerin kadınlardan geri kaldığını söyleyemeyiz. Belki dedikodunun tarzı biraz farklı o kadar. Yani erkekler dedikodu yaparken yaptıkları şeyin "dedikodu" olduğunu kabul etme konusunda biraz isteksizler.
4. Hiçbir erkek sürekli konuşan bir kadını tamamıyla, yani harfi harfine dinlemez, dinleyemez. Belli bir süreden sonra dikkati dağılır ve ayrıntılara dalar. Bu sebeple kadınların arada bir muhatabına söz hakkı vermesi gerekir. Aksi takdirde karşılarında soğuk bir yüze alışmaları gerekecektir.
2. Sosyal medyada gözle görülür bir "erkek egemenliği" var. Ama bunu kabaca sayıya bağlamak mümkün değil. Yani erkek egemen toplumun hakim üslubu sanal aleme de ister istemez yansıyor. Erkekler bu durumdan fazlasıyla hoşnut. Gerçek hayattan sonra sanal alemin de onların egemenliğine girmesi hayranlık verici.
3. Birini arkadan çekiştirmek konusunda erkeklerin kadınlardan geri kaldığını söyleyemeyiz. Belki dedikodunun tarzı biraz farklı o kadar. Yani erkekler dedikodu yaparken yaptıkları şeyin "dedikodu" olduğunu kabul etme konusunda biraz isteksizler.
4. Hiçbir erkek sürekli konuşan bir kadını tamamıyla, yani harfi harfine dinlemez, dinleyemez. Belli bir süreden sonra dikkati dağılır ve ayrıntılara dalar. Bu sebeple kadınların arada bir muhatabına söz hakkı vermesi gerekir. Aksi takdirde karşılarında soğuk bir yüze alışmaları gerekecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)